Aslında vücutta protein eksikliği yerine protein eksikliğinin ortaya çıkardığı durumlar da diyebiliriz. Çünkü aslında protein eksikliğinin birden fazla olumsuz sonucu oluyor. Ve tüm bu sonuçlar da vücudumuzu kötü yönde etkiliyor.

Öncelikle protein hangi besinlerde var bir ona bakalım. Özellikle yumurta, süt, kefir, yoğurt, et gibi hayvansal gıdalardan alıyoruz proteini. Pek çok vegan ya da vejetaryen beslenen kişiler en çok şu soruya maruz kalıyor; “proteini nereden alıyorsun?” Halbuki sadece hayvansal gıdalarda değil, tükettiğimiz daha pek çok üründe de protein mevcut. Mesela çiğ badem. Badem hem kuruyemiş olarak hem un olarak hem de süt olarak tüketilebilen bir besin. Bu yüzden de hayvansal sağlıkı tüketmeyenler için oldukça revaçta. Bir diğer besin ise mantar. Her türlü yemeğin içerisinde kullanılabilen mantar, oldukça faydalı ve opsiyonel bir besin. Üstelik bir et kadar protein değerine sahip. Faydalarına buradan ulaşmanız mümkün.





 

Ayrıca ıspanak, brüksel lahanası, kuşkonmaz vb. pek çok sebze de protein açısından oldukça zengin diyebiliriz.

Peki ya eksikliği?

Protein eksikliği en çok kemik sağlığı için önemlidir. Tabii son zamanlarda kemik sağlığımız için ilk sırayı kolajen almış olsa da, protein hala büyük önem taşımakta.

Bir diğer önemli madde elbette kas kaybı. Protein eksikliği vücutta yüksek derece de kas kaybı meydana getiriyor. Bu sebeple özellikle de spor yaparken protein açısından zengin besinlerle beslenmek oldukça önemli.

Protein vücudumuzda hemoglobinle iş biriliği yapar. Hemoglobin kana kırmızı rengi veren dokulara oksijen taşımakla görevli. Eğer yeterli oksijen taşımaz ise halsizlik ve yorgunluk gibi sıkıntılı durumlar ortaya çıkabilir. Bu sebeple protein alımı oksijen taşınması için de önem taşımakta.





 

Elbette her zaman duyduğumuz şeylerden biri olan saç ve tırnak sorunlar demir ile olduğu kadar proteinle de alakalı. Dökülmeler, kırılmalar, matlaşmalar ve kurumalar protein eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Ve son olarak da bağışıklık sistemimiz var listede. Protein alımı yetersiz seviyede kalırsa bağışıklı düşer. Bu da aslında az önce bahsettiğimiz hemoglobin iş birliğine dayalı oksijen yetersizliğine gönderme yapıyor. Ve eğer bağışıklık düşerse bedenimiz neredeyse tüm hastalıklara açık hale gelir diyebiliriz.

İşte tüm bu maddeleri de göz önüne alarak aslında proteinin hayatımızda ki yerini sağlamlaştırmamız da fayda var. Aslında beslenme sistemi bir bütün ve ayrı ayrı ele almak çok da doğru değil ama bütünü tamamlamak adına ayrı ayrı göz atmak elbette faydalı olacaktır. Yani aslında vücudumuz ve hücrelerimiz için tüm vitaminler, mineraller vb. daha pek çok şey oldukça kıymetli.





 

Sizler de protein açısından zengin besinleri hayatınızdan ve mutfağınızdan eksik etmeyin. İyi bir hafta olsun. Sevgiler…

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here

10 + seventeen =