BEYNİN RUHSAL BİLEŞENLERİ 2.BÖLÜM

DAVRANIŞ

Davranış beyin tarafından algılanan bilginin cevabını yansıtan bir görüntüdür. Beynimiz kendisine gelen bilgileri değerlendirmekte, yorumlamakta ve bir cevap oluşturmaktadır. Bu cevap kaslarımıza ulaşarak davranış dediğimiz örüntüyü meydana getirmektedir.

DÜRTÜ

Bireysel var oluşumuzun sürdürülebilmesi için yaratılışımıza uygun olarak arzulara verdiğimiz isimdir dürtü. Dürtü aynı zamanda bir yaşam enerjisidir.

2 temel dürtü vardır. Birincisi her türlü yaşamsal faaliyetlerimizi sürdürdüğümüz yaşam enerjisi kaynaklı üretken dürtülerimiz; yemek, içmek, çalışmak, cinsellik vb. 2.sinde ise saldırganlık dürtüleri söz konusudur.

Dürtü içten gelen temel bir arzu ve istektir. Bu manada her dürtünün bir hedef nesnesi vardır. Dürtünün amacı hedef nesneye ulaşmaktır. Hedef nesneye yaklaştıkça dürtü bu süreçten keyif alır. Hedef nesne yakalandığında dürtünün hazzı doruk noktasına varır. Beynin diğer alanları veya ego fonksiyonları sağlıklı çalışmıyorsa dürtü kontrolsüz bir şekilde hedef nesneye doğru yönelebilir.

ZEKA

Zeka, olaylar arasındaki bağlantıları kurma süratine verilen isimdir. Diğer ruhsal bileşenlerin normal çalıştığı bir bireyde bu bağlantı kurma sürati yüksekse, zeka seviyesinin yüksekliğinden bahsedilebilir. Süratli bağlantı kurma yetisi temelde biyolojik bir yapıya dayanır.

4 çeşit zeka türünden bahsetmek mümkündür. Duygusal, sosyal, uzamsal ve sanatsal zeka.

KONUŞMA

Konuşma; düşünce, mantık ve matematik ile yakından ilgilidir. Konuşmanın kendi içerisinde mantıksal bir kurgusu vardır. Aslında konuşma; düşünülen şeyin, algılanan yapının sese dönüştürülmesidir.

BİLİNÇ

Yukarıda bahsedilen tüm ruhsal bileşenlerin sağlıklı çalışması durumunda kişinin ulaşacağı nokta bilinç halidir. Yani farkındalığı fark etme hali. Bu beynimizin özellikle pre-frontal korteks dediğimiz ön beyin kabuğunun işlevidir. Ön beyin kabuğunda milyarlarca data ruhsal bileşenler ile birleşerek bunlara bir anlam bütünlüğü kazandırılmakta ve kişi bilinçliliğini fark etmektedir.

HAFIZA

Ruhsal bileşenlerin sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için dış dünyadan alınan tüm materyallerin bir yerde depolanıp saklanması gerekir. Daha sonra saklanan yerden çıkarılıp uygun bir şekilde kullanılması gerekir. Bu beynimizin hafıza bileşeninin özelliğidir.

İÇ GÖRÜ

İç görü; farkındalık düzeyini artırmış bir bireyin kendisi ile ilgili bir takım bilgilere ulaşabilme yetisidir. Her bireyin içerinde kendisini etkileyen pozitif ve negatif güçler vardır. Kendisini etkileyen güçlerin etkilerini görebilen, normalle anormali ayrıştırabilen ve doğru ile yanlışı fark edebilen bir kavrayıştır.

Kaplumbağanın, sırtındaki kabuğundan kaçmak için koşması ve kaçması ne kadar abesse, bir bireyin içindeki bunaltı ve sıkıntılardan kaçması da o kadar abestir. Bunaltı ve sıkıntıyı halledebilmesi için farkındalığının artması gerekir.




Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here

three + nineteen =