Şu an da dünyanın her yerinde çok fazla belirsizlik yaşıyoruz. Kaygılı, endişeli ve stresliyiz. Tüm bunlar olurken bu duyguları yaşıyor olmak aslında çok normal. Hissettikleriniz için kendinize haksızlık etmeyin yani.

Tüm bu süreçte pozitif kalmak, sizin ve aileniz için oldukça önemli. Hem bağışıklığınız hem de ruh sağlığınız bu tarz dönemlerde kolay etkilenir, zarar görür. Böyle zamanlarda hem fizyolojik hem zihinsel hem de psikolojik olarak kendinize dikkat etmeniz ya da zaman ayırmanız sizin için durumu biraz daha kolay ve iyi bir hale getirecektir.

Günlük stresinizi azaltmanız ve pozitif bir refah seviyesine ulaşabilmeniz için bazı günlük rutinler oluşturmak işiniz kolaylaştırabilir. Buna ister kişisel bakım diyin isterseniz öz bakım. Kişisel bakım dendiğinde aklınıza hemen cilt bakımı gelmesin. Müzik dinlemek ya da iyi beslenmek ya da meditasyon yapmak da bir kişisel bakım olabilir sizin için.




Öncelikle bu süreçte aktif kalmaya özen gösterin. İlla saatlerce spor yapmanıza ya da kendinizi zorlamanıza gerek yok. Zaten evde olduğumuz bugünlerde bir müzik açıp dans etmek ya da yemek yaparken alanı biraz daha aktif kullanmak size iyi gelecektir. Önemli olan imkanları değerlendirebilmek.

Mesela temizlik bunun için iyi bir çözüm olabilir. Biraz toz almak ya da yerleri vileda ile silmek hem temizlik açısından hem hareket açısından ve elbette mis kokular sayesinde size kendinizi iyi hissettirebilir.

Ya da yeni bir deneyim olarak yoga ve pilates gibi uygulamaları da deneyebilirsiniz.




Elbette bu kişisel bakım listesi içinde yeterli miktarda sıvı tüketimi de var. Günde en az 8 bardak su tüketmek vücudunuz için atabileceğiniz en masum ve en kolay adımlardan biri. Tabii buna bitki çaylarını da ekleyebiliriz. Mesela güllü yeşil çay ya da biraz daha sakinleşmek adına bir papatya çayı da olabilir. Belki meyve çaylarını da tercih edebilirsiniz. Elma, portakal, kivi… Tercih size kalmış. Ama gün de bir kaç fincan bitki çayı rahatlamanıza ciddi katkı sağlayacaktır.

Düzenli uyku da bu kişisel bakım sürecinde önemli elbette. Ne kadar iyi uyursanız o kadar iyi, dinlenmiş, yenilenmiş ve sağlıklı hissedersiniz. Önemli olan saatlerce uyumak değil, 7 saat süren kaliteli ve iyi bir uyku, 12 saat süren bölünmüş bir uykudan elbette daha iyi ve yararlıdır. Uyku konusunda kendinize biraz zaman verip minik minik alıştırmalarla düzene sokabilirsiniz. Mesela sabah 12 de kalkıyorsanız alarmınızı 8’e değil de 10:30’a kurun. Böylece hem stres olmazsınız hem de yavaş yavaş erken kalkmaya alışırsınız.

Zihni, vücudu ve cildi beslemek, tıpkı iyi uyumak kadar mühim bir iş. İyi beslenmek bu işin ilk önceliği. Tükettiğiniz gıdalar size ağırlık yapmamalı, hücrelerinizi yormamalı, size kendinizi iyi hissettirmeli. Tabii kıymalı bir börekle ton balıklı salata arasında kaldığınız zaman börek ilk tercihiniz olacaktır ama bunu da uyku düzeninde olduğu gibi yavaş yavaş değiştirebilirsiniz. Yani ton balıklı salatayı gün içerisinde yiyebilirsiniz mesela. Ya da sağlıklı olan ama sizin burun kıvırdığınız herhangi bir besin de olabilir bu. Veya akşam yemeklerinizi önce 20:00’ye sonra 19:00’a ve son olarak 18:00’e çekebilirsiniz. Önemli olan başlamak.

Cilt bakımı da iyi beslenmekle eş değer benim gözümde. Hem içeriden hem de dışarıdan beslenmek lazım. Doğru cilt bakım ürünleri ile günde iki kere bakım yapmak, size hem kendinizi daha güzel hem de daha dinç hissettirecektir.

Ve gün içerisinde yapabilecekleriniz…




“Peki tüm gün evdeyiz, erken kalkıp ne yapacağız?” diyorsanız eğer o da kolay. Yukarıda da yazdığım gibi müzik dinlemek, dans etmek, kitap okumak, meditasyon yapmak, bir hobi ile ilgilenmek, çizim yapmak, yemek yapmak, sağlıklı yeni tarifler denemek, bulmaca çözmek ya da x bir konu ile ilgili fikir üretmek size kendinizi daha iyi hissettirecektir. Emin olun, bir şeylerle uğraştığınız da zaman gerçekten çabuk akıp gidecektir. Yaptıklarınızda yanınıza kar kalacak ve emin olun sizi çok mutlu edecektir.

Çocukları olanlar… Sizin için süreç biraz daha yoğun ama onlarla bu zamana kadar geçiremediğiniz anların acısını çıkartın. Bırakın onların istediği resimler çizilsin, oyunlar oynansın, müzikler dinlensin. Nasılsa vaktiniz bol. Bir arada olduğunuz için, onlara dokunabildiğiniz, onlarla saçmalayabildiğiniz için şükredin.

Unutmayın; her karantinanın öyle veya böyle bir sonu vardır. Bu yüzden kendinize bakmanız, ilişkilerinizi sağlam tutmanız ve pozitif kalmanız çok önemli.

Sevgiler

xx




Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × four =