İşin içine cilt bakımı girdiğinde pek bir hassas oluyoruz aslında. Aman cildimiz bakımlı dursun aman parlak olsun yağlı durmasın vs. derken ne kullanacağımız, neleri kullanacağımız ve nasıl kullanacağımız konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Aslında böyle bir durumda dermatoloğa gitmek ya da cilt analizi yaptırmak en doğrusu diyebiliriz.

Yine de siz ben cildimi adım gibi biliyorum, neye ihtiyacım olduğunun da farkındayım diyorsanız o zaman kendiniz için doğru ürünleri seçmenin ve uygulamanın tam zamanı.

Özellikle yaza doğru adım adım yaklaştığımız şu zamanlarda bu tarz şeylere ne kadar erken başlasak o kadar iyi aslında.

Herkesin cilt bakım rutini elbette ki farklılıklar gösteriyor. Özellikle de cilt tiplerinin farklılığından kaynaklı olarak bu kaçınılmaz bir durum. Bugün kendi cilt bakım rutinimi, hangi ürünleri kullandığımı, ne kadar memnun kalıp kalmadığımı anlatacağım.

Öncelikle sağlıklı bir cilt için sağlıklı bir yaşam gerekir. Milyarlık kremler de kullansanız, organik ürün de alsanız eğer yaşantınız dengesiz ve sağlıksızsa bunlar hiçbir işe yaramaz ne yazık ki. Bu yüzden ilk olarak kötü alışkanlıkları bir kenara bırakmak gerek. Mesela sigara, mesela uykusuzluk, mesela stres ya da kötü beslenme. Bedenin her bir noktasının bütün olduğunu ve bir tarafı onarmaya çalışırken diğer taraflarında düzgün ya da doğru olmasına özen göstermek gerekir.

Cilt bakımını günde iki kere uyguluyorum. İyi bir cilde sahip olmak ve genç olmak bu işin benim için avantajlı yanı. O yüzden saatlerce zaman ayırmam ya da çok pahalı ürünler kullanmam gerekmiyor. Ama yine de ne kullandığıma dikkat ediyorum ve ucuz ürünlerden kaçınıyorum.

Sabahları uyandığınız zaman gülümseyin. Bunun cildiniz için gerçekten çok faydası var. Sonra kalkıp bir bardak limonlu suyunuzu için. Vücut bir bütün demiştik hatırlarsanız. Aslında önemli olan cildinizi içeriden beslemek.

1.Adım

Kan dolaşımını hızlandırıyorum. Vücut fırçamı önce kollarıma ardından da bacaklarıma uyguluyorum. Bu esnada hem kan dolaşımım hızlanmış oluyor hem de ölü derilerden arınıyorum. Tabi bunu nazik bir biçimde uygulamak gerekiyor. Fırçalar kese görevi görmüyor. Aklınızda olsun.

 2.Adım

Yüzümü ılık bir su ile yıkıyorum. Ardından Dove‘un sabunu ile tekrar yıkayıp duruluyorum. Zaman zaman Dove‘un yerini Johnson’s Baby sabunları da alabiliyor. Unutmayın; bebeklerin cildi bizden daha hassas. O yüzden onların ürünleri bizim için zaman zaman daha yararlı olabiliyor.

3.Adım

Durulamanın ardından yüzümü L’occitane‘in Ölmez Otu toniği ile siliyorum. Bu tonik alkol içermiyor. Ve cildi çok güzel arındırıyor ve üstelik kurutma yapmıyor. Şiddetle tavsiyemdir.

4.Adım

Estee Lauder Resilience Lift Nemlendirici bakım kremi. Uzun zamandır kullanıyorum ve benim cildim için vazgeçemediğim ürünler arasında çoktan yerini aldı bile. Toniğin ardından kremi cildime uygulayıp eşit bölgelere dağıtıyorum. Boyun kısmında kullanırken ellerimle aşağı doğru değil yukarı doğru yön veriyorum.

5.Adım

Bu, sabahları benim için son adım. Yine Estte Lauder‘ın Resilience Lift Nemlendiricisinin göz kremi. Gözlerimin etrafına bir parça sürüyor parmak uçlarımla masaj yaparak yediriyorum.

Eğer dışarı çıkacaksam gözlerimi rimelle ön plana çıkarmayı seviyorum. Duruma göre Lancome‘un Grandiose Liner‘ını kullanıyorum. Bakım sonrası cildim sağlıklı göründüğü için kapatıcı ya da fondotene ihtiyaç duymuyorum. Kıyafetime göre makyajımı rujumla tamamlıyorum. Genellikle açık ton lipstickler ya da lipbalmlar tercih ediyorum. Onlar da yeteri kadar renklendiriyor zaten.




Peki ya akşamları?

Gece yatmadan bu listeye ekstradan eklenen şey makyaj temizleme suyu. Loreal‘in çift fazlı Micellar hassas ciltler için temizleme suyunu kullanıyorum. Hem cildim kuru ve hassas olduğu için hem de temizledikten sonra yağlı bir tabaka bırakmadığı için tercih ettiğimi söyleyebilirim.

Hassas ve kuru bir cilde sahibim. En ufak bir şeyde kızarma yanma ya da kuruluk olabiliyor. Bu yüzden ürünleri seçerken oldukça hassas davranmaya çalışıyorum.

Burada sizin için gözümü kırpmadan önerebileceğim en etkili ürünüm Ölmez Otu toniği. Mutlaka denemelisiniz. Hatta sizlerde cilt bakım önerilerinizi burada paylaşırsanız güzel bir fikir alışverişi elde edebiliriz. Bu aralar Origins ve La Mer markalarını mercek altına aldım, merak içerisindeyim. Fikirleriniz benim için çok değerli.

Ve bir dip not; asla su içmeyi ihmal etmeyin. Cildinizi içeriden beslemek için ihtiyacınız olan ilk şey Su

Sevgiler…

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here

four × two =