Tüm dünyayı etkisi altına alan corona virüs ülkemizde de ciddi derecede hissediliyor. Her geçen gün hasta ve ölüm sayısında ciddi artışlar yaşıyoruz. Yayılma hızı da, vaka sayısı da ölüm oranı da oldukça yüksek. Doktorların, uzmanların ve devletin uyarılarında evde kal, elini yıka ve bağışıklığına dikkat et ilk 3 diyebiliriz.

Aslında #evdekal kısmı işin en önemli kısmı. Yani bulaş olayını ne kadar minimumda tutarsak o kadar iyi bizim için. Mevsim geçişlerinde yaşanabilecek klasik grip ya da bahar alerjisi gibi basit durumlara yakalanmamız durumunda bağışıklığımız zarar görebileceğinden, başkalarının sağlık durumu için de evde kalmak oldukça önemli. Ya da hasta olup farkına varamadığımız durumlar için de bu geçerli diyebiliriz.




Bunun dışında 7/24 evde olmak biraz zor olacağından ihtiyaçlar için dışarı çıktığımız da ya da çalışıyorsak bir şekilde iyi ya da kötü temaslarda bulunuyoruz. Eldiven koruyucu bir çözüm olabilir fakat yine de eve geldiğimizde ellerimizi 20 saniye kadar yıkamak etkili bir koruma yöntemi olacaktır. Yine kolonya ve dezenfektanlarla bu temizliği evde ve dışarıda desteklemek gerekir.

Çantalar, kıyafetler, ayakkabılar, cüzdan, kredi kartı, anahtar, yüzümüz, saçlarımız vs. Kısacası dışarı ile temas eden ne varsa dezenfekte etmek gerek. Kıyafetleri çıkarıp havalandırmak ve sürekli aynı kıyafet ile dışarı çıkmak (belli periyotlarla elbette yıkayın) etkili bir çözüm diyor uzmanlar. Aynı şekilde ayakkabıları bir poşete koyup kenara kaldırabilir, eşyalarınızı (cüzdan, kart, anahtar vb.) dezenfektan ya da kolonya sıkılmış bir bez ya da mendil ile silebilirsiniz.

Peki ya bağışıklık?

İşin bilimsel ve tıbbi kısmını tamamladıysanız yan kulvarlara geçebilirsiniz. Bilimden ve tıp alanından uzak kalıp kulak tıkayarak sadece yiyip içtiklerinizle korunmanız mümkün değil.




Bağışıklığın ilk adımı uyku. Düzenli uyku=iyi bağışıklık. En az 7 saat olmak üzere gece en geç 23.00-00.00 arası uykuya geçiş lazım. Ki vücut kendi sisteminde düzgün bir şekilde çalışıp kendini temizleyebilsin.

Başka? Elbette vitamin destekleri candır. Mesela D mesela C. İkisi demirbaş. Oranları hep yüksek tutmak gerek. Artı omega artı B12. Bunlar da vücudun can damarları. Gerek görüyorsanız aile hekiminize bir tahlil yaptırın. D vitamini önerileri için de Ayşegül Çoruhlu‘nun söylediklerini biraz kale alabilirsiniz.

Yediğiniz içtiğiniz de önemli. Şekeri minimuma indirin, mümkünse hayatınızdan çıkarın. Karbonhidratlar da birer şeker unutmayın. Ve alkol. Alkol yok! Geç yemek yok. Beyaz ekmek, unlu mamül vb. gıda yok. Hazır paket ürünler, nuggetlar, konserve sebzeler vb. ürünlerde yok. İşlenmiş etler, sucuklar, sosisler ve salamlar da yok. Vücut zararlı gıdaları temizlemek ya da etkisini azaltmak için uğraşırken bağışıklığınız güçlü kalamaz. Aynı an da bir sürü işi yapamaz yani. O yüzden sağlıklı beslenmek kıymetli.




  • Zencefil, zerdeçal, nane vb. pek çok baharat
  • Soğan, sarımsak
  • Yeşil yapraklı sebzeler
  • Berryler (meyveler / çilek, frambuaz, ahududu, yabanmersini, karadut vb.)
  • Meyveler (kiviler, portakallar vit c desteği verir)
  • Bol su (ama bol bol)
  • Protein kaynaklı sebzeler (mesela mantar)
  • Ve elbette baklagiller

Bu arada bunları yazarken aklıma geldi. Sirke kullanmayın. Sebze kıyama dışında yani. Virüsü yapıştırma özelliği var (mesela temizlik). Gargarayı da onunla yapmayın boğazda tahriş meydana getirebilir. Sirke kullanımı normal seviyede uygun alanda olmalı yani.

Bazı uzmanlar 5 litre suya yarım çay bardağı çamaşır suyu ile ev temizliği ideal diyorlar. Mantıklı.

Son olarak maskeden de bahsedip gidiyorum. Dışarıda maske takma olayı pek mantıksız bir durum değil. Hastalık kapmayın diye değil de siz başkasına bulaştırmayın diye takmanız mantıklı bir durum. Sonuçta hasta olup olmadığınızı bilemezsiniz. Tabii o maskeyi taktıktan sonra çıkarıp çöpe atana kadar da hiç dokunmamanız lazım. Yani tak çıkar yapmayın, elinizin mikrobunu bir de ona bulaştırmayın. Elinizde corona virüs olmasa da mikrop olabilir.




Aslında her şey birbiri ile bağlantılı. Yazı fazla uzadı. Tam şu an 553 kelime yazmışım. Helal olsun bana 🙂 İşin özü dikkat etmekte. Özenmekte ve kendini korumakta. 

Bir dip not: Eve gelen kargo kutu ya da ambalajlarını da içeri de değil dışarıda açın evinize sokmayın. Malum internet alışverişi azıcık arttı. Dışarısı neresi? Balkon ya da kapınızın önü olabilir. Eve sokmayın işte.

598 kelime oldu. 603, 605… 🙂

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here

eleven + three =