Her şeyin yolunda gittiği, her günün bir öncekinden daha iyi olduğu ve mutlu olduğunuz bir ilişki/evlilik yaşadığınızı düşünün. Tüm bu saadet zinciri için yaptıklarınız ve yapmadıklarınız, fedakarlıklarınız, aldığınız kararlar vb. pek çok etken söz konusu aslında. Buna birde ilişki içerisinde yaşanan cinsel paylaşımı da ekleyin. Aslında pek çok evliliğin ya da ilişkinin, tabiri caizse ipini çeken durum cinsel paylaşım anları oluyor.

Bugün tüm dünyada çiftler yeterli cinsel ilişki iletişimini kuramadığından ayrılık yoluna gidiyor. Bir çok çift bunu problem etmez ya da önemsemezken, ilişkide bunun önem sırasına göre ilk maddede yer aldığını, ve olmazsa olmaz olduğunu düşünen insan sayısı oldukça fazla. Unutmayın ki düzenli bir cinsel ilişki, mutlu bir ilişkinin de anahtarıdır.





 

Tabloya bakıldığında kaliteli bir cinsel ilişki yaşanmasının önüne geçen bazı durumlar söz konusu olabiliyor. Tabii bu sadece tek tarafı kapsamıyor. Hem kadınlar hem de erkekler için durum eşit diyebiliriz. Özellikle iyi giden bir cinsel yaşam sonrasında bazı isteksizlikler ya da azalmalar hissediyorsanız, aşağıda yer verdiğimiz maddelere bir göz atmanızda fayda var.

  • Kullanılan ilaçlar – Özellikle antidepresanlar, bazı psikiyatrik ilaçlar ve doğum kontrol hapları, kişilerde cinsel isteksizlik ortaya çıkmasına sebep olabiliyor. Böyle bir durumda ilacınızı veren doktorunuza başvurmanızda fayda var.
  • İlişki yaşadığınız kişiye karşı olan duygularınız – Partnerinize karşı bakış açınız, varsa öfkeniz, aranızda geçen problemler, davranışlarınız ve hatta sesinizin tonu bile kısa ya da uzun vadede ona karşı duyduğunuz arzuyu azaltmaya ve hatta ortadan kaldırmaya yeterde artar bile. Eğer sadece partnerinize karşı cinsel bakış açınızda değişme varsa o zaman karşılıklı oturup konuşmanın vakti gelmiş demektir.





 

  • Psikolojik durumunuz – Gün içerisinde birçok problemle ya da çeşitli sorunlarla karşılaşıyoruz. Haliyle hayat şartları her zaman bizim açımızdan iyi gitmiyor. İçinde bulunduğumuz psikolojik durum (depresyon, panik atak, anksiyete, dürtüsel problemler vb) hem iletişimsel olarak hemde cinsel anlamda ilişkimize de yansıyacaktır. Bu sebeple psikolojik olarak destek almanızda fayda var.
  • Önceki ilişkilerle kıyaslama, geçmişi bırakamama – Sadece bu konuda değil her konuda geçmişi geçmişte bırakmak önemlidir. Eğer dün ile bugünü kıyaslıyor ya da sürekli geçmiş ilişkinizle ilgili anılarınızı canlandırıyorsanız bugün yaşadığınız ilişkide başarılı olmanız mümkün değil. Bu yüzden de cinsel isteğinizin azalması oldukça normal. Geçmişi geçmişte bırakın ve önünüze bakın.





 

  • İlişki yaşanan kişi ile cinsel sorunları konuşamama ve monotonlaşma – Cinsel sorunları tabu olarak görme ya da utanıp sıkılma durumu, hem uzun hem de kısa vadede ilişki için sorun yaratabilir. Bu hem cinsel ilişkinizde monotonlaşmaya hem de zamanla isteksizleşip uzaklaşmaya sebep olur. Bu yüzden partnerinizle kuracağınız iletişim, cinsel hayatınız için oldukça önem taşımakta. Aynı zamanda partnerinizle kendinize özel alanlar yaratmaktan kaçınmamalısınız. Mesela psikolojik açıdan etkilenmemeniz adına, yatak odanız sizin özeliniz olduğu için bu alana çocuklarınız dahil kimseyi dahil etmemeniz gerekir.
  • Fizyolojik olarak eksik hissetme – Görsellik elbette önemlidir ama onun kadar önemli olan başka şeylerde vardır. Mesela sizin partnerinizle olan iletişiminiz. Vücudunuzla barışık olmanız, ilişkiden keyif almanızı sağlarken aksi durumlarda daha çekingen ve isteksiz olabilirsiniz. Böyle durumlarda durumu kabullenip bakış açınızı değiştirmenizde fayda var. Elbette sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz yapmak size uzun vadede kendinizi daha iyi hissettirecek bir seçenek olabilir.





 

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here

15 − 5 =