BODRUM BODRUM

Cennet koyları, turkuaz boyalı suları, bembeyaz kutu kutu evleri, duvarlara tutunmuş pembe-beyaz begonvilleri, hayat dolu sokakları, tarih kokan coğrafyası, yerlisi yabancısı ile Bodrum, Bodrum…

Antik çağların Halikarnassos’ubugünün Bodrum’u… Yeşili mavi ile buluşturan, Ege’nin her daim gözbebeği Bodrum, doğası, denizi, tarihi ve zamanın başına buyruk akıp gittiği günlük yaşamıyla bir başka diyar. Bodrum Yarımadası’nın üç bir yanına dağılan koyları, sizi mavinin en güzel tonlarıyla buluştururken, her biri adeta farklı bir yaşam adası olan köyleri, dilediğiniz anı yaşama fırsatı sunar size.

Yerlisi ile dışarıdan gelip buraya yerleşen ve hayatını yeniden kuranıyla, yerli ve yabancı turisti ile, Bodrum’un merkezinde de, köylerinde de başka türlü bir yaşama akıp giden gider. Bodrum’daysanız eğer, her halukarda kendinizi ait hissedeceğiniz bir köşe bulursunuz.

Bodrum – Merkez

Önce 1406-1522 yılları arasında Saint Jain Şövalyeleri tarafından inşa edilen kale, kalenin içinde yer alan ve dünyanın en önemli arkeolojik adreslerinden biri kabul edilen Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, kalenin etrafına dağılan daracık sokaklar, sokaklara yayılan eğlence mekanlar, Bodrum’a her yolu düşenin bir mola vermeden dönmediği Denizciler Kahvesi, kahvenin önünden başlayıp Milta Marina’ya kadar uzanan; çoğu yerel ustaların mahir ellerinden çıkan ve sizi yakın çevredeki güzelim koylara taşıyan ahşap guletler ve küçüklü büyüklü diğer tur tekneleri, bu yol boyunca seyyar tezgahlara dağılmış, rengarenk takılar, resimler, şapkalar, mumlar, seramikler… Sonra hangi mutfağı tercih ederseniz edin, bulabileceğiniz restoranlar.

Peki ya tarih ?

Bodrum, Eski Dünya’nın 7 harikasından birine; M.Ö 300’lerde Karya Kralı Mausolos’un eşi Kraliçe Artemisia için yaptırdığı Halikarnas Mozolesi’ne ev sahipliği yapmış bir coğrafya. Bugüne, Tepecik Mahallesi’nde küçücük bir alana sıkışan izleri kalmış olsa da, şanslıysanız eğer, buradaki eski evlerin duvarlarında Mozole’nin birkaç taşına rastlayabiliyorsunuz. Mozole’nin hemen üst tarafında ana yolun kenarında ise antik-amfi tiyatro yükseliyor. Binlerce kişilik bir kapasiteye sahip bu tiyatro, geçirdiği restorasyondan sonra, Bodrum’un yaz konserlerine ve festivallerine ev sahipliği yapıyor bugün.

Sözün özü, Bodrum – Merkez, Yarımada’nın köylerine dağılan herkesin uğramadan geçmediği ortak bir yaşam alanı.

Gümbet

Denizi, plajları, su sporları, geceleri yükselen eğlence hayatı ve her keseye uygun konaklama alternatifleri ile dikkat çeken ve merkeze sadece 2 km uzaklıkta bulunan Gümbetözellikle yabancı turistlerin uğrak yeri. Gün boyu rüzgar sörfü, parasailing, dalış ve su kayağı ile denizin tadını çıkaran tatilciler için geceler, sabahın ilk ışıklarına kadar süren yüksek perdeden eğlence anlamına geliyor.

Bitez

Gümbet’e çok yakın ama oradakinden çok farklı bir yaşamın aktığı BitezYarımada’da kendine has özellikleri koruyarak gelişen birkaç köyden biri. Merkeze 8 km uzaklıkta bulunan Bitez, bağları, begonvilleri, küçük meydanındaki ünlü dondurmacısı ve Çapkın Manavı ile turistlerden çok yerleşiklerin köyü.

Turistik bölgesi Bitez Yalı ise, sükuneti, mavi bayraklı plajları, sahile yayılan ve her damak zevkine uygun alternatif sunan restoranları, denize yakın otel ve pansiyonları nedeni ile tercih ediliyor.

NOT: Mavi bayraklı plaj listesi için mavibayrak.org.tr adresinden bilgi almak mümkün.




Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here

15 − 9 =