Anti-Enflamatuar belenme nasıl olur sorusu uzun zamandır aklımı kurcalayan konulardan biri. Günümüzde hemen herkes sağlıklı yaşam konusunda bir yol katetmek istiyor. Gerek beslenme şekli gerekse yaşam tarzı alanında radikal değişimlere gidenlerin sayısı azımsanamayacak kadar çok.

Bugün neredeyse aldığımız gıdaların birçoğu hormonlu, GDO‘lu ya da katkı maddeli. Özellikle paketlenmiş gıdalardan hepimiz muzdaribiz. Hal böyle olunca kendimizi korumanın yollarını aramak zorunda kalıyoruz.





 

Vücudumuzda genellikle farketmeğimiz bir iltihap oluşuyor. Buna inflamasyon deniyor. Yani bir nevi doku yıkımı. Bu inflamasyon arttıkça da sağlıklı bir yaşam sürmemiz zorlaşıyor. Vücudumuzda oluşan kronik iltihaplanma bazı hastalıkları da beraberinde getiriyor. Buna hem fiyzolojik hem de psikolojik hastalıklar dahil.

  • Şeker hastalığı
  • Kalp hastalığı
  • Parkinson 
  • Kanser
  • Otoimmün hastalıklar
  • Psikolojik rahatsızlıklar ( Anksiyete, bipolar, depresyon, alzheimer vb. )

gibi birçok hastalık inflamasyon sonucu meydana geliyor.

Anti-Enflamatuar diyet ile bağışıklık sistemimiz üzerinde olumlu sonuçlar ortaya çıkartır. Bağışıklığımız güçlendiğinde sağlıklı yaşam oranımız da otomatik olarak artar. Aynı zamanda ortaya çıkabilecek olan hastalıklar büyük oranda engellenmiş olur.





 

Bu aşamada yapılacak olan en önemli şeylerden biri rafine şekeri, trans yağları ve işlenmiş her türlü gıdayı terk etmek olacaktır. Özellikle paketlenmiş gıdalar sağlık sistemimizi ciddi oranda olumsuz etkiliyor. Farkında olmadan yediğimiz, düşünmeden, araştırmadan evimize aldığımız pek çok gıda vücutta iltihaplanmaya yol açıyor.

  • Beyaz ekmek ve hamur işi gibi rafine karbonhidratlar
  • Patates kızartması ve diğer kızarmış yiyecekler
  • Şekerli, gazlı içecekler
  • Sucuk, salam, sosis gibi işlenmiş kırmızı et ürünleri
  • Margarin ve palm yağı gibi doymuş ve işlenmiş yağlar
  • Fruktoz şurubu içeren yiyecek ve içecekler (mevsim meyveleri hariç)
  • Ayçiçek ve mısır yağı
  • Hamburger ve paket çorba gibi hazır gıdalar
  • Aspartam adı verilen tatlandırıcı maddeyi içeren yiyecek ve içecekler

Bunlar yerine sağlıklı yağlar, bol baharat, tahıllar, tohumlar, baklagiller, balık, yumurta ve omega 3 açısından zengin besinlerle beslenme desteklenmeli.

Aynı zamanda alkol, sigara, uyku düzensizliği ve stres bu alanda en büyük düşman olduğu için bunlara da hayatımızda yer vermemeye özen göstermemiz gerekir. Böylece olumsuz etkiler azalmış olur ve inflamasyonun (acı ve ağrı) yarattığı hislerde hafifler.

Belli bir süre sonra psikoljik ve fizyolojik olarak sizde kendinizde yeterli ölçüde bir değişim gözlemleyeceksiniz.

Konu ile alakalı Raw and Free sayfasında Sophie’nin hikayesine bir göz atabilirsiniz. Belki onun kadar radikal değişimleri ilk etapta sağlayamasanız da bir yerlerden başlamanız konusunda size fikir verebilir.





 

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × five =