Şehrin hemen her yanından görülebilen Akropolis, Atina‘nın en önemli simgesi. Merkezde, 90 metre yüksekliğindeki kayalık bir tepenin üzerinde yükselen Akropolis‘in en ünlü yapısı ise Parthenon Tapınağı. Dev sütunlarla çevrili, tümü mermerden yapılan bu dikdörtgen  yılında inyapının Dor üzerindeki sütunları yukarıya doğru daralıyor. Restorasyonu ise hala devam ediyor.

Akropolis, antik agora kalıntıları, Dionysos Tiyatrosu ve Akropolis Müzesi ile görülmeden dönülmemesi gereken yerlerin başında geliyor.

Neolitik dönemden beri yerleşimin aralıksız sürdüğü, bin yılların şehri Atina, görkemli Helenistik Çağ‘dan Roma‘ya ve ardından da Osmanlı yönetimine kadar pek çok farklı dönemden geçmiş; savaşlar ve yıkımlar ise şehrin peşini hiç bırakmamıştır.




Son yüz yılda da Mübadele Süreci, Alman İşgali, Yunanistan İç Savaşı gibi olaylar Atina’da ki hayatı derinden etkilemiş. Ancak Atina geçmişi yüküne inat, sıcakkanlı, misafirperver insanları, hayatın ritminin hep yüksek olduğu sokakları ve lezzetli sofralarıyla daima hayat dolu.

Tapınaklardan bahsedip Poseidon ve Athena‘nın arasındaki rekabetten söz etmemek olmaz. Efsane bu ya, iki tanrı arasında yapılan yarışmanın galibinin ismi şehre verilecektir. Ve Athena‘nın asasını yere vurarak yarattığı zeytin ağacından etkilenen halk, oyunu Athena’dan yana kullanır. Günümüzde bu ağacın bulunduğu ve yarışmanın gerçekleştiği yer, Erection Tapınağı olarak biliniyor.

Akropolis‘in eteklerindeki güzel şehir Plaka, bir zamanların küçük ve şirin yerleşim yerinden etrafına doğru genişleyen bir hal almış. Şehirde yürürken uzun ve dar sokaklarda gelişigüzel atılmış iskemleleri ve evlerden sarkan rengarenk çiçekleri görmek de mümkün. Hem Atinalıların hem de turistlerin uğrak yeri olan taverna ve kafelerde iyi vakit geçirmek mümkü. Bölgenin meşhur caddesi Adrianou ve onu çevreleyen merdivenli sokaklar, yerli halkla sohbet etmeyi sevenler için birebir ancak bakımlı sokak ve kafelere meraklıysanız rotanızı Kolonaki‘ye de çevirebilirsiniz.




Şehirdeki Osmanlı etkisini görebileceğiniz tarihi Monastiraki bölgesi ise daima canlı ve turistlerin uğrak yeri. Bölge, 1759 yılında inşa edilen Cizderiye Camisi‘ne de ev sahipliği yapıyor. Şimdilerde halk sanatları müzesinin bir uzantısı olarak kullanılan camide seramik el sanatlarına dair sergiler oluyor. Şehrin meşhur meydanı Syntagma ise arkasındaki Parlamento Binası ile saat başı nöbet değişim töreni düzenleyen, dikkat çekici üniformalara sahip askerlerle oldukça kalabalık.

Komşu Lezzetler

1927 yılından bu yana aynı aile tarafından işletilen Klimataria, tipik bir yunan tavernası ve menüsü oldukça zengin. Akdeniz mutfağı ile et yemeklerini bir arada sunan mekanın hem porsiyonu hem de fiyatları oldukça ekonomik.

Kısıtlı bir vakitte ayaküstü atıştırmalıklar peşindeyseniz, O Kostas en doğru adres. Dilediğiniz ızgara et çeşidi pideye benzer bir hamurun üzerinde servis ediliyor.

Akropolis manzarasına karşı bir akşam yemeği için Strofi‘yi tercih edebilisiniz ancak öncesinde rezervasyon yaptırmanız şart. Fiyatları ekonomik olmasa da meze ve ana yemekleri oldukça lezzetli.




Tatlı seçeneği için Lukumades‘i önermek münkün. Ballı ve tarçınlı lokmalara isterseniz sakız ağacının reçinesi ile yapılan dondurmaları da ekleyebilirsiniz.

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 + one =