Akdeniz tipi beslenme, sebze ağırlıklı beslenme, organik akdeniz mutfağı vs. adı ne olursa olsun bu aralar bu tarz beslenme türü pek kıymetli. Aslında artık hemen her doktor/diyetisyen akdeniz tipi beslenme şeklini ifade eden açıklamalarda bulunuyor. Daha fazla yeşillik, zeytinyağı, düşük kalori, balık, yoğurt gibi beslenme şekli en sağlıklılar listesine çoktan girdi bile.

Geçtiğimiz günlerde yediğimiz bir öğündeki etin vücuttan atılma süresinin 2 hafta olduğunu duydum. Tabii buna her gün yenen kırmızı etin kansere kadar götürdüğü riskini de eklemek isterim. Aslında yaratılış olarak etobur mu yoksa otobur mu olduğumuz hep tartışılmıştır. Ve elbette insan fizyolojisinin et gibi bir gıdaya ne kadar uygun olup olmadığı da… Duyduğumuz dinlediğimiz her haberden sonra “aman ne olacak o kadar da değil alt tarafı köfte, bir dilim et” gibi cümleleri de her zaman kurmuşuzdur. Durum biraz komplike olsa da, insan vücudunun daha fazla sebze ve dozunda meyve ile ne kadar da sağlıklı kaldığı, buna baklagilleride ekleyerek hayatına daha zinde, hafif ve dinç devam ettiği pek çok örnekle karşımıza çıkmıştır.




Peki bu akdeniz tipi beslenme nasıl oluyor?

Yukarıda da yazdığım gibi;

  1. Balık
  2. Tahıllar, baklagiller (nohut,mercimek,fasulye,bezelye vb.)
  3. Bol yoğurt
  4. % 75 zeytinyağı ( ayçiçek ve mısır değil ) %25 tereyağı
  5. Düşük kalorili beslenme
  6. Portakal, mandalina, karpuz, üzüm, elma, kiraz vb. meyveler ( şeker oranına dikkat )

Tüm maddeler sizin daha hafif ve daha sağlıklı yaşamanıza ışık tutacak akdeniz tarzı beslenme şeklinin içerikleri. Oldukça basit ve zahmetsiz. Sanki hayatınızda hep güneş varmış gibi 🙂

Elbette dengeli beslenmek, o şekilde yaşamak ve tüm bunları bir doktor kontrolünde hayatınıza almak ilk önceliğiniz olmalı. Sonuçta biz tıp doktoru ya da sağlık uzmanı değiliz ve yapılan araştırmalar ve deneyimler sonucunda burada bu bilgileri sizlere aktarıyor, fikir alışverişi yapıyoruz. Ama yine de belirtmeden geçemeyeceğim ki et ağırlıklı ( özellikle kırmızı ) beslenmek insanın kendi bünyesine zarar veren bir durum. Burada kastettiğim günde 5 öğün her gün tüketenler tabii. Lezzetli olabilir, tat verebilir ama akabinde zarar da verebilir.




Öncelikle vücudun ihtiyacı olan besinleri ona vermek gerekir. Bu zamanda biraz zor belki ama organik beslenmek çok önemli. Varsa balkonunuz, bahçeniz, terasınız dikin bir şeyler. İki salatalık, 3 domates hiç farketmez. Ne yediğinizi bilirsiniz en azından. Ya da varsa güvendiğiniz yerlerden alın. Hayatınıza getirdiğiniz her hafiflik, organik olan her şey içinizi de iyi eder. Hemen hemen tüm hastalıklar yediğimiz besinlerden oluşuyor. Kanser, tiroid, insülin, şeker… Aklınıza gelebilecek her şey. Yediklerimiz bizi hem içten hem dıştan besliyor. Sağlıksız beslenmenin ya da aşırıya kaçmanın faturasını gene biz ödüyoruz.

Tüm bunlar doğrultusunda hayatımızda akdeniz beslenme tipini uygulamamız bence bize biraz nefes aldıracak bir yöntem olacaktır. Tabii burada önemli olan bir diğer noktada yediğinizden tat almak. Keyifle, ağız tadıyla, huzurla yediğiniz bir tabak bezelye, belki de yiyeceğiniz 3 tabak etten daha kıymetli olacaktır.




Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 × four =